Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yolun Kenarında Kalanlar

Eskiden bir yere geç kaldığımızda kendimizi suçlardık. Şimdi bazen yola zamanında çıkıp yine geç kalıyoruz.

Kahramanmaraş’ta 15 dakikada gidilen bir mesafenin 30 dakikaya çıkması artık şaşırtıcı gelmiyor. Okullar açıldı, trafik arttı, yolların bir kısmında çalışmalar devam ediyor. Her sabah aynı telaş: “Bugün hangi yoldan gitsem daha az zaman kaybederim?”

Aslında kaybettiğimiz yalnızca zaman değil.

Sabır kaybediyoruz. Enerji kaybediyoruz. Günün içinden küçük küçük hayat parçaları kaybediyoruz.

Bir yere yetişmeye çalışırken trafikte bekliyoruz. İşe, okula, randevuya yetişmeye çalışıyoruz. Eve dönerken günün yorgunluğunun üzerine bir de yolun yorgunluğu ekleniyor.

Ve bu mesele yalnızca direksiyon başındaki insanla sınırlı değil.

Bir yol çalışmasının etkisi, yolun üzerinde bitmiyor. Yolun kenarındaki dükkâna da uzanıyor.

Esnafın önünden esnaf geçemiyor.

Zaten ekonomik şartların zorladığı esnaf, şimdi bir de müşterisinin ulaşamadığı dükkânında bekliyor.

Kepenk açık.
Işıklar açık.
Esnaf içeride.

Ama sokak sessiz.

Bir insanın işe giderken kaybettiği 15-20 dakika onun için zamandır. Bir esnafın dükkânının önünden geçmeyen yüzlerce insan ise onun için doğrudan müşteri kaybıdır.

Üstelik esnafın beklediği yalnızca müşteri değil. O dükkânın kirası var, faturası var, çalışanı var, evine götürmesi gereken ekmek var.

Bu yüzden şehirde yapılan her çalışma, sadece asfaltın ve yolun hesabıyla değerlendirilemez. O yolun üzerinde ve kenarında hayatını sürdüren insanların da hesabı yapılmak zorunda.

Elbette Kahramanmaraş’ın yolları yapılacak.

Depremin ardından yeniden yapılanan bir şehirde altyapının, yolların ve ulaşımın düzenlenmesi gerekiyor. Buna kimsenin itirazı yok.

Ama mesele “yol yapılmasın” demek değil.

Mesele, yol yapılırken hayatın mümkün olduğunca devam edebilmesi.

İnsanların alternatif güzergâhlardan haberdar edilmesi, çalışmaların mümkün olduğunca planlı yürütülmesi, esnafın ulaşılabilirliğinin gözetilmesi… Bunlar büyük beklentiler değil.

Çünkü Kahramanmaraş yalnızca binalardan oluşmuyor.

Bu şehirde sabah işe yetişmeye çalışan insanlar var. Çocuğunu okula bırakan anne babalar var. Gün doğmadan dükkânını açan esnaf var. Akşam evine bir an önce ulaşmak isteyen insanlar var.

Ve hepsi, depremden sonra zaten yeterince yoruldu.

Belki de bugün şehirde en çok ihtiyacımız olan şeylerden biri bu: Biraz daha az yorulmak.

Çünkü yeniden yapılanma uzun bir süreç.

Ama insanlar hayatlarını o süreç bittikten sonra yaşamaya başlamayacak.

Bugün de işe gidiyoruz.
Bugün de okula yetişiyoruz.
Bugün de alışveriş yapıyoruz.
Bugün de dükkân açıyoruz.
Bugün de eve dönüyoruz.

Şehri yeniden kurarken bugünü tamamen feda etmemek gerekiyor.

Kahramanmaraş’ın yeniden ayağa kalkması elbette önemli. Ama ayağa kalkacak olan yalnızca binalar değil.

İnsanlar da ayağa kalkacak.

Ve bunun için bazen yeni bir yoldan, yeni bir binadan, yeni bir projeden önce biraz nefes almaya ihtiyacımız var.

Çünkü Kahramanmaraş’ın sadece yeniden yapılmaya değil, yeniden yaşamaya ihtiyacı var.

Belki de asıl mesele tam burada başlıyor:

Bir şehir yeniden kurulurken, kimsenin yolun kenarında kalmaması gerekiyor.

 

Funda Akçağlar

DİĞER GALERİLER

TÜMÜ

Diğer Galeriler

Foto Galeri Ana Sayfa